Kafamda Felsefe Var

33 Episodes
Subscribe

By: kafamdafelsefevar

Tutarsızlığın tutarsızlığı üzerine...

✂️ Clip this podcast
Nietzsche: Neden Başkalarının Hayatını Yaşıyoruz? | Sürü Ahlakı, Nihilizm ve Kendini Aşmak
Nietzsche: Neden Başkalarının Hayatını Yaşıyoruz? | Sürü Ahlakı, Nihilizm ve Kendini Aşmak episode artwork
Yesterday at 7:35 PM

Hayatımız boyunca verdiğimiz kararların ne kadarı gerçekten bize ait?

Seçtiğimiz meslek, başarı anlayışımız, doğru ve yanlış hakkındaki düşüncelerimiz… Bütün bunları gerçekten biz mi belirliyoruz, yoksa toplumun bize öğrettiği değerleri kendi düşüncelerimiz olarak mı benimsiyoruz?

Bu bölümde Friedrich Nietzsche’nin felsefesinden hareketle insanın kendi hayatını yaşamasının ne anlama geldiğini sorguluyoruz.

Nietzsche’nin sürü ahlakı eleştirisini, efendi ve köle ahlakını, hınç (ressentiment) kavramını ve Hristiyanlık ahlakına yönelttiği eleştirileri inceli...


Tarih Öncesi İnsanlar Bizden Daha mı Az Çalışıyordu? | Aylaklığın Felsefesi
Tarih Öncesi İnsanlar Bizden Daha mı Az Çalışıyordu? | Aylaklığın Felsefesi episode artwork
11/01/2026

50.000 yıl önce yaşayan insanlar bütün gün ne yapıyordu? Sürekli avlanıyor, yiyecek arıyor ve hayatta kalmaya mı çalışıyorlardı? Yoksa yaşamları sandığımızdan çok daha mı farklıydı?

Bugün teknoloji sayesinde çok daha kısa sürede, çok daha fazla şey üretebiliyoruz. Peki neden hâlâ hayatımızın büyük bir bölümünü çalışarak geçiriyoruz?

Bu bölümde tarih öncesi insanların gündelik yaşamına uzanıyor; avcı-toplayıcı toplulukları, tarım devrimini, çalışma kültürünün gelişimini ve boş zamanın insan hayatındaki...


Her Şeyi Bu Kadar Umursamayı Bıraktığında Hayat Değişir | Michel de Montaigne
Her Şeyi Bu Kadar Umursamayı Bıraktığında Hayat Değişir | Michel de Montaigne episode artwork
10/15/2026

Michel de Montaigne, yaklaşık 500 yıl önce insanın hırs, para, statü ve gelecek kaygısıyla kurduğu ilişkiyi sorguluyordu.

Daha fazlasını elde etmeye çalışırken elimizdeki hayatı kaçırıyor olabilir miyiz?

Bu bölümde Montaigne’in düşüncelerinden hareketle modern hayatın “fare yarışı” dediğimiz döngüsünü ele alıyoruz.

Zihninde yalnızca sana ait bir alan yaratmak, parayla ilişkini yeniden düşünmek, kendi önemini abartmamak, “Ne biliyorum?” diyebilmek, sürekli sonuç peşinde koşmamak, anda kalmak, gerçek dostluklar kurmak ve ölüm korkusuyla hayatı ertelememek…

Monta...


Carl Jung: Bilinçdışının Derinliklerine Yolculuk
Carl Jung: Bilinçdışının Derinliklerine Yolculuk episode artwork
10/13/2026

Carl Gustav Jung’a göre insan, yalnızca bilinçli olarak “ben” dediği kişiden ibaret değildir. Rüyalarımız, korkularımız, bastırdığımız arzularımız ve görmek istemediğimiz yönlerimiz, zihnimizin çok daha derin bir katmanına işaret eder: bilinçdışına.

Bu bölümde Jung’un çocukluğundan başlayarak kendi iç dünyasına yaptığı sıra dışı yolculuğu anlatıyoruz.

İlk çocukluk rüyası, “Bir Numara” ve “İki Numara” kişilikleri, psikiyatriyi seçmesi, Freud’la yollarının ayrılması, 1913’te gördüğü karanlık vizyonlar, Philemon, gölge, kolekt...


Albert Camus: Hayat Anlamsızsa Neden Yaşıyoruz? | Absürd, Sisifos ve Başkaldırı
Albert Camus: Hayat Anlamsızsa Neden Yaşıyoruz? | Absürd, Sisifos ve Başkaldırı episode artwork
09/26/2026

Albert Camus’ye göre insanın en büyük çatışmalarından biri, anlam arayan bilinciyle sessiz kalan dünya arasındadır. Peki hayatın kesin bir anlamı yoksa neden yaşamaya devam ederiz?

Bu bölümde Camus’nün absürd düşüncesini, Sisifos Söyleni’ni, Yabancı romanındaki Meursault karakterini, ölüm ve zaman sorununu, başkaldırı, özgürlük ve tutku kavramlarını ele alıyoruz. Sisifos’un kayayı tekrar tekrar yukarı taşıması neden Camus için bir yenilgi değil, bilinçli yaşamın simgesidir? İnsan hazır bir anlam bulamıyorsa nasıl yaşamalıdır?


Kierkegaard: Kaygı, Seçim ve Modern İnsanın Çıkmazı
Kierkegaard: Kaygı, Seçim ve Modern İnsanın Çıkmazı episode artwork
09/09/2026

Neden bu kadar çok seçeneğimiz varken karar vermekte zorlanıyoruz? Özgürlük neden bazen huzur değil, kaygı getiriyor? Ve yaşadığımız hayat gerçekten bizim seçimimiz mi?

Bu bölümde Søren Kierkegaard’ın hayatı ve düşüncesi üzerinden modern insanın en temel çıkmazlarını konuşuyoruz.

Kierkegaard’ın “özgürlüğün baş dönmesi” olarak tanımlanan kaygı anlayışından yola çıkarak seçim yapmanın neden zorlaştığını, sonsuz ihtimaller arasında insanın kendi benliğini nasıl kaybedebildiğini ve “herkes böyle yapıyor” diye yaşamanın birey üzerindeki etkisini ele alıyoruz...


Hayatla Savaşmayı Bıraktığında Ne Olur? | Taoizm, Lao Tzu ve Wu Wei
Hayatla Savaşmayı Bıraktığında Ne Olur? | Taoizm, Lao Tzu ve Wu Wei episode artwork
08/29/2026

Modern hayat bize sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini söylüyor: daha çok çalışmak, daha hızlı ilerlemek, daha üretken olmak, daha fazla kontrol etmek.

Peki ya bizi tüketen şey bazen yeterince çabalamamamız değil, hayatı gereğinden fazla zorlamamızsa?

Bu bölümde Taoizmin temel düşüncelerini, Lao Tzu’nun yaşam anlayışını ve Wu Wei kavramını ele alıyoruz.

Wu Wei çoğu zaman “hiçbir şey yapmamak” şeklinde anlaşılır. Oysa Taoist düşüncede mesele pasiflik değil; gereksiz zorlamayı bırakmak, koşullarla kavga etmeden hareket...


Schopenhauer: Öz Annesinin Bile Katlanamadığı Filozof
Schopenhauer: Öz Annesinin Bile Katlanamadığı Filozof episode artwork
08/19/2026

Arthur Schopenhauer, felsefe tarihinin en karamsar, en sivri dilli ve en yalnız isimlerinden biriydi.

İnsanlarla ilişkileri zordu. Çağdaşlarının önemli bir kısmını küçümsüyor, akademik felsefeye öfke duyuyor, evlilikten uzak duruyor ve kendi annesi Johanna Schopenhauer’la bile yıllarca süren sert çatışmalar yaşıyordu.

Ama bütün bu huysuzluğun arkasında son derece güçlü bir felsefe vardı.

Schopenhauer’a göre insanın temel problemi istemekti.

Bir şeyi arzularız ve ona sahip olmadığımız sürece acı çekeriz. Elde ettiğimizde kısa bir s...


Machiavelli: Güç, İktidar ve İnsan Doğasının Karanlık Yüzü
Machiavelli: Güç, İktidar ve İnsan Doğasının Karanlık Yüzü episode artwork
08/19/2026

Niccolò Machiavelli, siyaset tarihinin en çok yanlış anlaşılan düşünürlerinden biri.

Onun adı bugün hâlâ hile, çıkarcılık ve “amaç için her yol mubahtır” anlayışıyla birlikte anılıyor. Oysa Machiavelli’nin asıl meselesi, siyasetin nasıl olması gerektiğinden çok gerçekte nasıl işlediğini göstermeye çalışmaktı.

Bu bölümde Prens üzerinden Machiavelli’nin güç, korku, sevgi, sadakat, liderlik ve insan doğası hakkındaki fikirlerini konuşuyoruz.

Bir yönetici sevilmeli mi, yoksa korkulmalı mı?

Ahlak ile siyasal başarı çatıştığında hangisi öne çıkar?

...


Homeros’un Odysseia’sı: Şan, Kibir ve Eve Dönüşün Felsefesi
Homeros’un Odysseia’sı: Şan, Kibir ve Eve Dönüşün Felsefesi episode artwork
08/19/2026

On yıl süren Troya Savaşı biter. Ama Odysseus için asıl yolculuk şimdi başlar.

Homeros’un Odysseia destanı yalnızca canavarlar, tanrılar, sirenler ve denizlerde kaybolan bir kahramanın hikâyesi değildir. Aynı zamanda kibir, arzu, sadakat, kimlik, kader ve insanın eve dönme isteği üzerine yazılmış en eski ve en güçlü anlatılardan biridir.

Bu bölümde Odysseus’un uzun yolculuğunu; Polyphemos’tan Kirke’ye, Sirenler’den Kalypso’ya kadar karşılaştığı sınavlar üzerinden ele alıyor ve şu soruların peşine düşüyoruz:

İnsan neden bütün ihtişama...


Spinoza: Tanrı Doğadır, Özgür İrade Bir Yanılsama mı?
Spinoza: Tanrı Doğadır, Özgür İrade Bir Yanılsama mı? episode artwork
08/19/2026

23 yaşında aforoz edilen Baruch Spinoza, Tanrı’yı evrenin dışında değil, doğanın kendisinde aradı: Deus sive Natura — Tanrı ya da Doğa.

Bu bölümde Spinoza’nın Tanrı anlayışını, özgür irade eleştirisini, conatus kavramını, duygular felsefesini ve Einstein’ın neden Spinoza’nın Tanrısına yakınlık duyduğunu konuşuyoruz.

İnsan gerçekten özgür mü, yoksa seçimlerimizin nedenlerini bilmediğimiz için mi kendimizi özgür sanıyoruz?


Einstein’ın İnandığı Spinoza’nın Tanrısı ve Huzur
Einstein’ın İnandığı Spinoza’nın Tanrısı ve Huzur episode artwork
#20
06/06/2026

Ben Spinoza’nın Tanrısı’na inanıyorum; insanların yazgıları ve eylemleriyle ilgilenen bir Tanrı’ya değil, var olan her şeyin yasalarındaki harmonide kendini gösteren bir Tanrı’ya." — Albert Einstein

Yüzyılın en büyük fizikçisi Albert Einstein, din ve Tanrı hakkındaki sorulara neden ısrarla 17. yüzyılın aforoz edilmiş filozofu Baruch Spinoza ile cevap veriyordu? Bu bölümde, NotebookLM’in katkılarıyla hazırladığımız 28 dakikalık derin bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bu bölümde neler bulacaksınız?

Spinoza Kimdir? Kilise ve sinagog tarafında...


Denizin Ortasındaki İzolasyon: Kız Kulesi ve Varoluşsal Perspektif (Zeynep’in Sesinden)
Denizin Ortasındaki İzolasyon: Kız Kulesi ve Varoluşsal Perspektif (Zeynep’in Sesinden) episode artwork
#20
05/04/2026

Şehrin gürültüsü kesildiğinde geriye ne kalır? Zeynep, Kız Kulesi’nin tarihsel yalnızlığını bir laboratuvar olarak kullanıyor. Ahmet Ümit’in satırları arasında dolaşırken, Heidegger’in "varoluşsal yalnızlık" kavramıyla tanışacak ve kendi iç sesinizi duymanın ne demek olduğunu keşfedeceksiniz.


Schopenhauer Kadınlar Hakkında Neden Bu Kadar Sertti?
Schopenhauer Kadınlar Hakkında Neden Bu Kadar Sertti? episode artwork
#19
02/24/2026

Schopenhauer denince akla irade, karamsarlık ve insan doğasına dair acımasız analizler gelir.

Ama onun en çok tepki çeken metinlerinden biri, kadınlar hakkında yazdıklarıdır.


Bu bölümde Schopenhauer’ın “On Women” (Über die Weiber) metnini inceliyoruz.

Gerçekten kadın düşmanı mıydı?

Yoksa biyolojik determinizm üzerinden insan doğasını mı çözmeye çalışıyordu?


Kadınlara yönelik sert genellemelerinin arkasında ne var?

Kişisel hayal kırıklıkları mı?

19. yüzyılın toplumsal zihn...


Sessizlik de Suç mudur? Kötülüğün Sorumluluğu Üzerine
Sessizlik de Suç mudur? Kötülüğün Sorumluluğu Üzerine episode artwork
#18
02/24/2026

Bu bölümde kötülük problemini yalnızca metafizik bir mesele olarak değil, insanın özgürlüğü ve sorumluluğu bağlamında ele alıyoruz.


Max Stirner’den Albert Camus’ye,

Hannah Arendt’ten Fyodor Dostoyevski’ye uzanan bir hat üzerinden şu soruyu tartışıyoruz:


Kötülük sadece yapanın mı sorumluluğudur?

Yoksa susmak da bir tercihtir?


Camus’nün başkaldırısı, Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” kavramı ve Dostoyevski’nin adalet vurgusu, masumiyet fikri...


👉 Kötülüğü Sevmek: Augustinus’un Armut Ağacı İtirafı
👉 Kötülüğü Sevmek: Augustinus’un Armut Ağacı İtirafı episode artwork
#18
02/24/2026

Genç Augustinus bir gece arkadaşlarıyla birlikte bir komşunun bahçesinden armut çalar.

Ama aç değildir.

Evinde daha iyileri vardır.

Çaldıkları armutları da yemezler.


Yıllar sonra bu olayı hatırlayıp şu cümleyi yazar:

“Armutları değil, hırsızlığın kendisini sevdim.”


Bu bölümde Augustinus’un İtiraflar eserindeki armut hikayesinden yola çıkarak kötülüğün doğasını tartışıyoruz.


İnsan neden hiçbir çıkarı yokken yanlış yapar?

Kuralı ihlal etmek neden b...


Bile Bile Yanlış Yapmak: Augustinus ve Kötülüğün Doğası
Bile Bile Yanlış Yapmak: Augustinus ve Kötülüğün Doğası episode artwork
#17
02/24/2026

Genç bir Augustinus bir gece arkadaşlarıyla birlikte bir komşunun bahçesinden armut çalar.

Ama aç değildir.

Evinde daha iyileri vardır.

Çaldıklarını da yemezler.


Yıllar sonra, İtiraflar adlı eserinde bu olayı anlatırken şu cümleyi yazar:

“Kötülüğü, sırf kötü olduğu için istedim.”


Bu bölümde Augustinus’un armut hikayesinden yola çıkarak kötülük problemini ele alıyoruz.

İnsan neden hiçbir çıkarı yokken yanlış yapar?

Kuralları ihlal etmek...


Deliler Gemisi: Delilik, İktidar ve İnsanlığın Rotasızlığı
Deliler Gemisi: Delilik, İktidar ve İnsanlığın Rotasızlığı episode artwork
#16
02/23/2026

1494’te bir kitap yazıldı.

Bir gemi vardı. İçinde “deliler” vardı. Ama rota yoktu.


Sebastian Brant, Deliler Gemisi ile ahlaki çöküş içindeki insanlığı sembolik bir yolculuğa çıkardı.


Hieronymus Bosch, aynı metaforu resmetti: Küçük bir tekne, amaçsız insanlar, ölçüsüzlük ve taşkınlık.


Yüzyıllar sonra Michel Foucault, deliliğin tarihini yazdı ve şunu sordu:

Delilik doğal bir durum mu, yoksa iktidarın tanımı mı?


Arthur Schopenhauer ise dünyayı, tutkularının...


Kamera Açıkken Yapılan Yardım Ahlak mıdır? | Kant & Baudrillard
Kamera Açıkken Yapılan Yardım Ahlak mıdır? | Kant & Baudrillard episode artwork
#15
02/06/2026

Bu bölümde, sosyal medyada kamera açıkken yapılan yardımları sorguluyoruz.

Bir yardım eylemi, izlenmek için yapıldığında hâlâ ahlaki midir?


Immanuel Kant’a göre ahlak, sonuçla değil;

niyetle ilgilidir.

Bir eylem, alkış için yapılıyorsa,

ödev olmaktan çıkar, araca dönüşür.


Bu noktada Jean Baudrillard devreye girer.

Baudrillard’a göre modern dünyada eylemler değil,

görüntüler dolaşımdadır.

Yardım da artık bir ihtiyaçtan çok...


Arı Kovanı Masalı: Ahlaksızlık Toplumu Ayakta Tutar mı?
Arı Kovanı Masalı: Ahlaksızlık Toplumu Ayakta Tutar mı? episode artwork
#14
02/06/2026

Bu bölümde, Bernard Mandeville’in Arı Kovanı Masalı üzerinden ahlak, çıkar ve toplum ilişkisini ele alıyoruz.

Mandeville’e göre bir toplum, erdemle değil;

bencillik, hırs ve çıkarla işler.


Masalda arılar ahlaksızdır,

ama kovan zengindir.

Ne zaman ki erdemli olmaya karar verirler,

ekonomi çöker, düzen dağılır.


Bu anlatı, şu rahatsız edici soruyu ortaya koyar:

Toplumu ayakta tutan şey gerçekten ahlak mı,

yoksa bastırılmaya çalışılan kusu...


Yatak Odasında Felsefe: Ahlak Doğamıza Aykırı mı?
Yatak Odasında Felsefe: Ahlak Doğamıza Aykırı mı? episode artwork
#13
02/06/2026

Bu bölüm, Yatak Odasında Felsefe üzerinden ahlak, arzu ve doğa arasındaki gerilimi ele alıyor.

Marquis de Sade’a göre ahlak, insanın doğasından değil;

onu kontrol etme ihtiyacından doğar.


Arzu bastırılır, beden denetlenir,

itaat erdem olarak sunulur.

Peki ama şu soru ortada kalır:

Eğer insan doğanın bir parçasıysa,

doğal arzular neden suç sayılır?


Bu bölümde,

ahlakın özgü...


Cesur Yeni Dünya’dan Pluribus’a: Dayatılan Mutluluk
Cesur Yeni Dünya’dan Pluribus’a: Dayatılan Mutluluk episode artwork
#12
02/06/2026

Bu bölümde, Cesur Yeni Dünya ile Pluribus anlatısı yan yana geliyor.

İki farklı kurgu, aynı sorunun etrafında dönüyor:

Mutluluk gerçekten bir seçim mi, yoksa bir zorunluluk mu?


Haz, konfor ve “iyi hissetme” fikri,

bu dünyalarda bir hedef değil;

toplumu düzenlemenin en etkili aracıdır.


Acı bastırılır, sorgulama gereksizleşir,

birey uyumlu hâle gelir.

Ama bu uyumun bedeli vardır:

özgürlük, anlam ve hakiki i...


Dünya Bir Tımarhane midir? | Deliler Gemisi ve Sebastian Brant
Dünya Bir Tımarhane midir? | Deliler Gemisi ve Sebastian Brant episode artwork
#11
02/06/2026

Eğer bir kişi bu şekilde davransaydı ona “deli” derdik;

ama herkes böyle davrandığı için buna “toplum” diyoruz.


Bu bölüm, Sebastian Brant’ın Deliler Gemisi alegorisiyle açılır.

Brant’a göre delilik, aklını yitirmek değil;

hırsın, kibrin ve ahlaki körlüğün peşinden gitmektir.


Einstein’a meydan okuyan filozof : Bergson ve zamanın sırrı!
Einstein’a meydan okuyan filozof : Bergson ve zamanın sırrı! episode artwork
#10
01/11/2026

Çocukken zaman sonsuz gibiydi…

Ama büyüdükçe yıllar göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.

Peki neden?


Bu soruya tarihte Einstein’a bile meydan okuyan filozof Henri Bergson yanıt veriyor.

Ona göre zaman, saatlerin tik taklarında değil… bilincimizin derinliklerinde, yaşadığımız anların akışında gizli.


Bergson’un ‘süre (durée)’ kavramı, zamanı üç parçaya ayırmaz.

Geçmiş, gelecek ve şimdi aslında birbirinden kopuk değil—tam tersine hepsi iç içe akar.


👉 P...


Nietzsche: “Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacını unutma”
Nietzsche: “Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacını unutma” episode artwork
#9
01/11/2026

Tutkunun gölgesinde bir savaş: aşkın gerçek yüzünü keşfetmeye hazır mısınız? Nietzsche’nin ünlü öğüdü “Kadınlara mı gidiyorsun, kırbacını unutma!” ile başlayan bu podcastte ilişkilerin nasıl bir güç dengesi üzerine kurulu olduğunu öğreneceksiniz. 👀🔍


🔔 Abone olun ve bildirimleri açmayı unutmayın, çünkü her hafta felsefenin en sarsıcı tespitlerini birlikte keşfediyoruz!

👍 Beğendiyseniz “👍” ile destekleyin, yorumlarda kendi aşk stratejinizi paylaşın!


Diyojen kadın peşinde koşan erkekler için ne derdi?
Diyojen kadın peşinde koşan erkekler için ne derdi? episode artwork
#8
01/11/2026

Kadınların peşinden koşmak mı?

Aşka düşüp kendini kaybetmek mi?


Diyojen’in çağlar öncesinden bugüne uzanan sözleri, bugün sosyal medyada arzularının peşinden koşan, ilişki için kendini parçalayan insanlara adeta tokat gibi...



Diyojen bugün yaşasaydı kadınlar hakkında ne derdi?


Arzularına esir olan erkeklere nasıl seslenirdi?


Gerçek özgürlük nedir?



Spinoza : Özgürlük sandığın şey bir yanılsama
Spinoza : Özgürlük sandığın şey bir yanılsama episode artwork
#7
01/11/2026

Baruch Spinoza, Etika adlı eserinde insanın en büyük yanılgısını açıkça söyler:


“İnsanlar özgür olduklarını düşünürler;

çünkü davranışlarının nedenlerini bilmezler.”

(Etika, II. Bölüm)


Spinoza’ya göre özgürlük,

istediğini seçmek değil;

zorunluluğu akıl yoluyla kavramaktır.


İyi ve kötü doğada yoktur.

İyi, var olma gücünü artırandır.

Kötü, bu güce engel olandır.


<...


Ortamlarda satılacak müthiş felsefi problemler- Entelektüel görünme garantili
Ortamlarda satılacak müthiş felsefi problemler- Entelektüel görünme garantili episode artwork
#6
01/03/2026

Felsefenin en kışkırtıcı soruları:

“Gerçeklik nedir? İyi ile kötüyü kim belirler? Hayat gerçekten anlamlı mı?”

Bu videoda Solipsizm’den Nietzsche’nin Ebedi Dönüş’üne, Camus’nün anlamsızlıkla mücadelesinden Rawls’un adalet anlayışına kadar en çarpıcı felsefi düşünceleri keşfedeceksin.


Bu fikirler yalnızca filozofların zihninde değil, senin hayatında da dönüştürücü olabilir.

Şimdi düşünmeye başlama zamanı.


⏱️ Zaman Çizelgesi:

0:00 Solipsizm

1:51 Kötülük Problemi

6:28 Yığın Paradoksu


Kolay erişilebilir olmak cool görünmeyi etkiler mi?
Kolay erişilebilir olmak cool görünmeyi etkiler mi? episode artwork
#5
01/03/2026

Kolay ulaşılabilir olmak seni daha mı samimi yapar, yoksa daha mı sıradan?

Bu bölümde Jung, Nietzsche, Freud ve Schopenhauer eşliğinde şu soruya giriyoruz:


Neden herkesin her an ulaşabildiği insanlar “cool” görünmez?

Mesafe neden çekicidir?

Erişilebilirlik gerçekten olgunluk mu, yoksa gizli bir onay ihtiyacı mı?


Jung’un persona–gölge ayrımı,

Nietzsche’nin güç ve mesafe fikri,

Freud’un terk edilme kaygısı,

Schopenhauer’in değer–nadirlik ilişkisi…


<...


Kolay İncinmek İstemiyorsan Her Şeye Anlam Yüklemeyi Bırak | Epiktetos
Kolay İncinmek İstemiyorsan Her Şeye Anlam Yüklemeyi Bırak | Epiktetos episode artwork
#4
12/20/2025

Stoacı filozof Epiktetos çok net konuşur:

Seni yaralayan şey olaylar değildir, onlara yüklediğin anlamlardır.


Bu bölümde şunu sorguluyoruz:

Neden herkesin sözünü üstümüze alıyoruz?

Neden her bakışı, her sessizliği, her gecikmeyi kişisel algılıyoruz?


Epiktetos’a göre incinmek bir kader değil, alışkanlıktır.

Ve alışkanlıklar değiştirilebilir.


Bu podcast, daha az alınmak isteyenler için değil;

daha güçlü olmak isteyen...


Nietzsche ile Üst İnsan kime denir? Kafamdafelsefevar Bölüm 3
Nietzsche ile Üst İnsan kime denir? Kafamdafelsefevar Bölüm 3 episode artwork
#3
12/20/2025

Üst insan bir kahraman mı?

Bir elit mi?

Yoksa sistem tarafından dışlanmış romantik bir trajedi mi?


Nietzsche’nin metinlerine sadık kalarak şunu ayırıyoruz:

– Üst insan ne değildir

– Neden biyolojik, genetik ya da sınıfsal bir ayrıcalık olamaz

– Neden “mağdur” değil, değer yaratan bir figürdür


Bu bölüm, üst insanı:

“aç sefil ölen entelektüel” anlatısından,

“Instagram motivasyon figürü” klişesinden

ve yüzeysel okumalardan kurt...


Yankının Doğuşu (Echo)
Yankının Doğuşu (Echo) episode artwork
#2
12/13/2025

Merhaba arkadaşlar. Kafamdafelsefevar olarak bugün mitolojik bir hikaye anlatacağız. Konumuz Echo olarak bildiğimiz Yankı kelimesinin günümüze gelişinin hikayesi olacak.


Prokrustes’in Yatağı
Prokrustes’in Yatağı episode artwork
#1
11/29/2025

Bu kısa bölümde, antik bir mitin modern hayata nasıl birebir uyduğunu keşfediyoruz.

Prokrustes’in yatağı…

İnsana değil, insanı yatağa uyduran acımasız bir düzenin sembolü.


Bugün kimse bizi gerçekten uzatmıyor ya da kısaltmıyor;

ama hepimiz bir şekilde “uygun ol”, “normal ol”, “standartlara gir” baskısıyla karşılaşıyoruz.

Toplumsal beklentiler, başarı ölçütleri, aile kalıpları, iş yerindeki görünmez normlar…

Hepsi, Prokrustes’in yatağının modern versiyonları.


Bu 75 saniyelik bölüm...